:.::.MEKAN BURASI:.:.:GençLik MEkanı

GENÇLİK MEKANI
 
AnasayfaSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ****** ve FENERBAHÇE

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sezer_06

avatar

Mesaj Sayısı : 84
Kayıt tarihi : 20/06/08

MesajKonu: ****** ve FENERBAHÇE   Paz Haz. 22, 2008 2:57 pm

****** ve FENERBAHÇE

--------------------------------------------------------------------------------

******, 10 Ağustos 1928 günü, 3-3 berabere biten Gazi Kupası maçından sonra ikisi Fenerbahçeli ve üçü Beşiktaşlı olan beş kişinin önünde aynen şunları söyledi: "Burada üçe üçüz.. Çünkü ben de Fenerbahçeliyim!"

Mustafa Kemal ******’ün Fenerbahçe Spor Kulübünü ziyareti sırasında, hatıra defterine yazdığı satırlar şöyledir:




"Fenerbahçe Kulübü’nün her tarafa mazhar-i takdir olmuş bulunan asari mesaisini işitmis ve bu kulübü ziyaret ve erbab-ı himmeti tebrik etmeyi vazife edinmiştim. Bu vazifenin ifası ancak bugün müyesser olabilmiştir. Takdirat ve tebrikatımı buraya kayd ile mübahiyim."

Bu sözlerin günümüz Türkçesi şöyledir:

"Fenerbahçe Kulübü'nün her tarafta beğenilip değer verilen, ortaya çıkmış eser ve çalışmalarını duymuş ve bu kulübü ziyaret edip bu işte emeği, yardımı olanları tebrik etmeği görev edinmiştim. Bu görev ancak bugün yerine getirilebilmiştir. Takdir ettiğimi ve kutladığımı buraya kaydetmekle övünüyorum. 3/5/1918 Ordu Komutanı Mustafa Kemal"

’nun "Fenerbahçe Tarihi" adlı kitabında şöyle yazmaktadır:

Büyük Kurtarıcının Fenerbahçe Kulübü’ne gösterdiği bu özel ilgi, sevgi ve muhabbeti kesinlikle yadırgamamak ve çok da görmemek gerekir. Fenerbahçe gibi Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasına her aşama ve sahada hizmet veren, her türlü tehlikeyi göze alıp silah ve adam kaçıran, futbol takımından hepsi subay beş elemanını SAKARYA savaşlarına gönderen, o karanlık yıllarda en güçlü düşman takımlarını ard arda yenerek, ulusuna ümit ve iman aşılayan ve böylece genç cumhuriyetin temel mayasında PAY SAHİBİ olan bir kulübü Ulu Önder elbette ki özel bir sevgi ile sevecek ve hatta 10 Ağustos 1928 akşamı yaptığı gibi. "BEN DE FENERBAHÇELİYİM.." derken bunu övünerek söyleyecekti.

Ayrıca Mustafa Kemal ****** Fenerbahçe Kulübü’nü ziyaret etmiş, hatıra defterine duygularını yazmış, maçına gitmiş yaz balosuna katılmış, yangından sonra kulübüne maddi yardımda bulunmuş, Yalova Termal’deki gösteri maçına Fenerbahçe su topu takımını davet ettirmiş, stadına büstünün konmasına izin vermiş, Fenerbahçe kulübü mensuplarının deniz sporları ile iglilenmesi isteğini dile getirmiş bu konuda direktif vermiştir ve iki kez Fenerbahçe'liliğini deklare etmiştir.

Kaynak: Fenerbahçe Spor Kulübü Resmi Sitesi

1925 yılının ekim ayında Türkiye Şampiyonu Muhafızgücü’nün ünlü futbolcuları karma bir takım oluşturmuşlardı. Bu karma takımla maç yapması için Alay Komutanı Fenerbahçe’ye teklif götürmüştü. O sırada Bursa’da olan ****** bu maçı kaçırmayıp, izlemiştir.

Kalamış’ta ünlü Belvü Oteli ve Gazinosu vardı. Fenerbahçe burada sürekli olarak üyelerine gece düzenlerdi. 1927 yılında bu gazinoda tertiplenen geceye ****** ve koyu Fenerbahçeli olan 3. Kolordu Komutanı Şükrü Naili Gökberk Paşa ile birlikte katılmıştır. Ayrıca ******’ün katıldığı tek spor kulübü balosudur.

1928 yılı haziranında Dolmabahçe Sarayı’nda yine bir sohbet anında 8 kişiydiler. ******, Şükrü Saraçoğlu, Necmeddin Sadak, Ruşen Eşref Ünaydın, Mustafa Necati, Kazım Özalp (Fenerbahçeye henüz üye olmamıştır), Kılıç Ali ve gazeteci İsmail Müştak spor üzerine söyleşmekteydiler. ****** aniden Şükrü Saraçoğlu’na dönüp, "Bak onlar 6 kişi. Fenerbahçeli olarak burada bir sen bir ben varız. Bunlar 6-2 bize üstünler. Aman ayağımızı denk tutalım" der.

1928 yılının ağustos ayında Fenerbahçe ile ezeli rakibi Galatasaray, kazananın ******’ün bir büstünü müzesine götüreceği Gazi Büstü kupası maçı yapıyordu. Bu maç Taksim Stadı’nda 10 Ağustos 1928’de oynandı. ****** o sıralar İstanbul’da idi. ******, Akşam Gazetesi sahibi, Sivas Milletvekili, aynı zamanda Galatasaray Kulübü Başkanı Necmettin Sadak’a döner ve sorar: ‘Bugünkü maç ne oldu?’ Sadak’tan önce yine bir Galatasaraylı olan Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati yanıt vermek ister. Gazi ona "Sen dur, sana sormadım" der. Bunun üzerine Necmeddin Sadak "3-3 berabere bitti paşam" diye yanıt verir. Bu sonucu öğrenen Mustafa Kemal, Sabri Toprak ve Vasıf Çınar beylerden oluşan iki Fenerbahçeli konuğuna doğru yaklaşıp, "Ya öyle mi?! Zaten burada da 3-3 berabereyiz" demiştir.

5 Haziran’ı 6 Haziran 1932’ye bağlayan gece Fenerbahçe’nin Kuşdili’ndeki ahşap lokalinde yangın çıkmıştı. Kulüp binasının içindeki, tarihsel fotoğraflar, tüm branşlara ait malzemeler, kulübün tüm evrakları, kütüphane ve mobilyalar bina ile birlikte tamamen yandılar. Gazeteler yardım kampanyaları açtılar. Örneğin Cumhuriyet Gazetesi her gün bağış yapanları adları ile yayınlıyordu. 20 Haziran 1932 Pazartesi günü yapılan bağışlarla o güne kadarki bağış toplamının 791 Lira’yı bulduğunu Cumhuriyet Gazetesi’nden öğreniyoruz. 21 Haziran 1932 Salı gününe ait 2917 no’lu Cumhuriyet Gazetesi’ni elinize aldığınızda ise 1. sayfanın sağ üst köşesinde bir haber dikkati çekiyordu. ‘Gazi Hazretleri Fenerbahçe’ye 500 Lira teberru ettiler.’ Ata’nın gönderdiği bu 500 liralık bağış miktarını lütfen küçümsemeyin ve şunu da göz önüne alın. ****** bu tür harcamalarını kesinlikle hep kendi maaşından, cebinden yapardı. Yani bu bir tür devlet kesesinden hovardalık değildi. Gazeteyi incelediğimizde 10-12 günde yapılan toplam bağış miktarının 791 Lira olduğu görülüyor. Ata tek başına 500 Lira göndermiş ve miktar bir anda 1300 Lira’ya fırlamıştır. Acaba ****** kendini neden bağış yapma zorunluluğunda hissetti? Bu bağış ******’ün Fenerbahçe ile bir gönül bağı olduğunun en somut bir kanıtıydı.

******, büstlerinin her tarafa konulması ve heykellerinin dikilmesi konusunda hassastı. Törenlerle yurdun her yanını büstler heykellerle donatmak o eşsiz kahramana ters geliyordu. Yaşamı boyunca bu tip davranışları özendirmemiş, uygun bulmamıştı. Ancak bu konuda istisnalardan bir tanesini Fenerbahçeliler yaşadı. Fenerbahçe’nin 1 Haziran 1934 yıldönümü bayramında stadına ant içerek bir ****** büstü koymak için istediği izini bizzat ****** kabul etmişti. Böylelikle Fenerbahçe Stadı Türkiye’de ****** büstü konmasına izin verdiği tek stat onurunu taşımaktadır.

Galatasaraylı Spor Tarihçisi Haluk San 1981 yılında kaleme aldığı ‘Belgeleri ile Türk spor tarihinde ******’ adlı çalışmasının 129. sayfasında şöyle yazar: Yıl 1937 - ****** 1 yıl önce üç kez gittiği Moda Koyu’nun Fenerbahçe yönündeki durumunu yerinde incelemeyi uygun buluyor ve 1937 yılı yaz aylarında yanındakilerle birlikte Kalamış ve Fenerbahçe’yi gezerek, ilgililere önemli direktifler veriyordu. Bu konu, ‘Türk amatör sporunun hizmetinde 20 yıl İstanbul Yelken Kulübü 1952 - 72 adlı broşürün ilk sayfalarında şöyle bildirilmektedir: ‘Büyük kurtarıcımız ATATÜRK 1937 yılı yazında Fenerbahçe’yi gezerek, yanında bulunan devlet adamlarına ve diğer ilgililere mendireğin ve diğer yarımadanın büyük bir ihmal içindeki durumunu göstererek; mendireğin onarılmasını ve Fenerbahçe’nin, gençliğin deniz sporları ile uğraşabilmesi için merkez yapılmasını arzu ettiğini söylemişlerdir. İşte ******’ün bu emirlerini gerçekleştiren kuruluş olarak haklı ve sonsuz bir övünç duymaktayız.’ Atamız burada dikkat ederseniz Türk gençlerinin ya da Fenerbahçeli gençlerin demiyor. (yani burada Fenerbahçe semtinde oturan gençler kastedilmiyor. Adres net ve açıktır ‘Fenerbahçe’nin gençliğin deniz sporları ile uğraşması’ ya da bunu şöyle tanımlayabiliriz: Gençlik Fenerbahçe Kulübü’nde deniz sporları ile uğraşsın. Burada Fenerbahçeli gençler deniz sporları yapsın! Bu söylemde doğrudan Fenerbahçe Kulübü’nün ve onun gençlerinin amaçlandığı çok açık şekilde görülüyor. Atamız’ın 1937 yılındaki ‘Fenerbahçe Kulübü burada (Fenerbahçe burnunda) gençliğin deniz sporları ile uğraşmasını sağlasın’ direktifi onun ölümünden yıllar sonra gerçekleşti
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
****** ve FENERBAHÇE
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
:.::.MEKAN BURASI:.:.:GençLik MEkanı :: M.KEMAL ATATÜRK :: FENERBAHCE VE ATATÜRK-
Buraya geçin: